dışarda rüzgâr
içerde questo amore
içerde questo amore
kulağımda hayat sesleri
nasıl dayanırsa kapıya
yığılmış eşyalarıyla aşk
nasıl girerse yeniden, yeniden ve yeniden
anahtar deliğinden verip de alamadığımız nefes
öyledir toprağın eşeleyişi de insanı
öyledir toprağı eşeleyişi de insanın
kendi dansını öğrenmeye çalışır
kendi şarkısını çevirir ıslığa
çalınmasın diye içindeki şarkı
senin durmadan baktığın ayna
durmadan gördüğün geleceğin izlerini taşır
çıkarıp asarım geçmişi üstümden
bir el çamurunu temizler yüzümün
bir el denizin dibinden çekip çıkarır beni
bir el bulutları örter üstüme
yağmura el eder
bir el bir ele uzandığında
iki ülkesi kavuşur haritanın
donmuş ırmakların buzu çözülür
toprağın damarları genişler
tomurcuğa durur acı
yeniden dokunalım diye yaralarımıza
soğur kan
soğur kederin sıcak taşları
bir el bunu da yapabilir…
dünyanın gözyaşlarıdır bizi diri tutan
hiçbir şey daha yakın değildir birbirine sözcüklerden
öyle seversin beni bir sözcükmüşüm gibi
söylersin dünyaya herkes duyar, ben duyarım
bir kez daha söylenir questo amore
bir kez daha kazanır yeryüzünde aşk
hayatta kalma hakkını verir içimize
ne kadar çoksa da sevip gönderdiklerimiz
sevip çağırdıklarımız uzaklaşırken gitgide
her giden içine yürüyordur
aşk kimsesiz de büyüyordur içimizde
Derya Önder
Bu Aşk...
uğur böcüüm (:
Cocuklugumun oyunu,
Eglencesi...
Canli kirmizisi,minik puanlariyla...
Bulmak icin kirlarda,bahcelerde,
Cicekler arasinda aradigim,
Benim minik Ugur Böcegim...
Önce avucuma alip,gözlerimle sevdigim;
Sonrada "Uc Uc Ugur Böcegim" diyerek,dilek tutup ucurdugum..
Cocuklugumun oyunu, heyecani dedim sana..
Oysa ki devamli dileklerimi ucurdugum Ugur Böcegimdin...
Megersem hala cocukmusum,
Seni ucururken,senden dileklerimin ucusunu yapmani beklerken..
Artik seni "uc uc Ugur Böcegim" sarkisiyla dilek ucuslarina zorlamiyorum,
Kal istedigin kadar güven duydugun ciceklerde,belkide benim avcumda...
Anladim ki ne sen böcegim nede baska dilek oyunlari
Sadece birer oyunmus...
Dilekler ise sadece olmasi umut edilen dilekler olarak kalirmis;
Ucsanda,ucmasanda...
yenilgi
yenilgi...
hayatın kırılgan yanı
ya da kalbimin
-oysa ben küsmek nedir bilmezdim-
ahengine yenildi evrenin
ya elimden kayıp gidenler
nasıl hiç var olmamış gibi
davranabilirim
nasıl?
anlamak yaşamın bir adım ötesi
ve anlamakla anlam kavuşur aslına
ama bilmek,
belki baştan kabullenmek yenilgiyi
yine de
ben seni bildim
ve unutmak nedir öğrenemezdim..
bir şans daha
ruhunu boyarsın alaca bulaca renklerinle
kaybolur suretin her an kalabalıklar içinde
hüzünler çoğalır eteklerinde kelebek etkisiyle
bir kurt yaşar yaşlı bir ağaç gölgesinde
zamanını yitirmiş, iğdiş edilmiş hayalleri
üç kelime dilinde seslendirir hep aynı ezgiyle
sayıklamaları duyulur saklandığı örtünün içinde
bir şans daha... bir şans daha... bir şans daha.....
Saklambaç..
Saklambaç..
nerde yitirsem
hep sende buluyorum
başlangıçlarımı
sense
hiç bitmez gibi
bende oynuyorsun
tüm saklambaçlarını..
Tekin Gönenç